İlhan Selçuk/Sezer Tandemi, Papa Ratzi/Sezer Piştisi, Papa Ağzıyla Konuşan Rektör falan derken çarşı alabildiğine karıştı...
Toparlayacak olursak, son durumu pekala şu başlıkla özetleyebiliriz: “Papa Onyedinci Rectorus Emin Alıcı, kasım ayı sonunda Cumhurbaşkanı İlhan Selçuk’un davetlisi olarak Türkiye’ye gelecek!”
---
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı İzmir’deki Karşıyaka Toplantıları’nda “Matbaayı Müslüman olmayanlar kullandı, gelişti. Keşke o zamanlar Anadolu Müslüman olmasaydı!” diyerek Papa 16. Benedictus’u bile gölgede bırakmayı başardı...
Rektör Prof. Alıcı, bu cümlelerin basında yer almasının ardından panikleyerek sözlerini inkar etti. Yani, Papa’vari bir slalom yaptı...
Konuşmasının bandı olmadığını öne sürerek de “cinayet mahalli”nden tüymeye çalıştı!
Buna mukabil, toplantıyı izleyen Anka Ajansı Rektör’ün ses kaydını “Bant elimizde, o sözler de Rektör’e ait” diyerek ortaya koydu ve Emin Alıcı’yı oracıkta bitiriverdi...
Vatan, Alıcı’ya ulaşarak ilgili sözlerin kendisine ait olup olmadığını sorduğunda, Rektör, “Kesinlikle bana ait değil. Normal bir insan bu sözü söylemez” diyordu!
Vatan, bu defa Rektör’e Anka’nın “ses kaydı”nı hatırlatınca; Alıcı, “Muhabir sadece not aldı, ses kaydı yok.” karşılığını veriyordu...
Anka muhabiri ise Vatan Yazı İşleri Koordinatörü’ne Alıcı’nın ses kaydını dinleterek Rektör’ün savunmasını berhava ediyordu...
Rektör Alıcı, Vatan’ı birkaç kez arayarak bu sözü başkasının söylediğinde ısrarlıydı; ancak, şu alçak ve hain ses kaydı kendisini yalanlamayı sürdürüyordu!
Alıcı, filmin sonunda Vatan’a belki de tüm olup biteni özetleyen açıklamayı yapıyordu: “Ben Hıristiyan’ım. Bu sözler Papa’nın Müslümanlara sarf ettiği sözler kadar etkili olur. Sonuçları da benim için çok kötü olur!”
---
Tam üç yıl önce bugünlerde, YÖK Yasa Taslağı’na karşı çıkıp “Gerekirse yeni Kubilay’lar olmaya hazırız!” diyordu, Rektör Emin Alıcı...
YÖK tartışmaları kıyasıya sürerken, Vakit gazetesi nüfus kayıtlarına dayanarak “Kubilaycı Provokatör Rektör Emin Alıcı’nın Gerçek Yüzünü Deşifre Ediyoruz: Hıristiyan Çıktı” manşetini atmıştı. (27 Eylül 2003)
Alıcı, o manşetle ilgili olarak tartıştığı Vakit muhabirine “Hıristiyan olduğumu söylemek dedikoduculuktur” diyordu...
Rektör Alıcı, üç yıl sonra gezegenimize bir kez daha isabet ettiğinde bu defa artık Papa Ratzi ile yarışır bir konumdaydı: “Tek Rakibim Vatikan Hava Yolları” vaziyeti!
Alıcı, Papa’nın hakaretleri gündemdeki tazeliğini koruduğu bir esnada “Keşke Anadolu Müslüman olmasaydı” diyerek topa giriyordu!
Papa Ratzi, Emin Alıcı’nın sarf ettiği sözleri öğrenmiş midir bilmiyorum: Şayet öğrenmişse “Bu kadarını ancak ben söyleyebilirim” demiştir, herhalde...
Final: Hafıza-i beşer nisyanla maluldür. Özellikle de bu topraklarda! DEÜ Rektörü Alıcı’nın bu göreve atanmasında Cumhurbaşkanı Sezer’in hayli ısrar etmiş olduğunu hatırla(t)makta fayda var...
Alıcı’nın adı YÖK’ün Çankaya’ya sunduğu listede yer almayınca kriz çıkmış; Sezer listeden kimseyi rektör atamayarak Alıcı için direnmişti. YÖK geri adım atıp Alıcı’yı listeye dahil edince, Sezer de Alıcı’yı rektör olarak atamıştı!