Türkçe ansiklopedi, sözlük, genel başvuru ve bilgi sitesi

Anasayfa > Makale ve köşe yazıları > Makale detayı

Sezer’in dogmatik laikliği

Tamer Korkmaz - 20 Eylül 2006 Çarşamba, Zaman

Cumhurbaşkanı İlhan Selçuk yeni eğitim-öğretim yılı başlarken dedi ki: “Dogmalarla ve boş inançlarla çocukları ve gençleri etkileme amaçları güden okulların ve kursların varlıklarını sürdürmeleri engellenmelidir…”

Sezer Gazetesi de, Cumhurbaşkanı’nın bu sözlerini “Dogmalar Engellenmeli” başlığıyla okuyucularına duyurdu!

---

Lütfen, “Üst katta vahim tashih hataları var” diyerek yazınızın ayarı ile oynamayınız, orijinali böyledir!

Çünkü, Cumhurbaşkanı Sezer ile İlhan Selçuk ya da Cumhuriyet Gazetesi “tandem”dir, yani pekala biri diğerinin yerine geçebilir…

Hemen her fırsatta Cumhur’un değil de Cumhuriyet Gazetesi’nin Cumhurbaşkanı olmaya özen gösteren Sezer “dogmalar ve boş inançlar”la neyi kastettiğini açık seçik söylemek zorundadır…

Bu ifadeler Sezer’in İslam dini ile sorunu olduğu yolundaki tezi fena halde güçlendiriyor!

Cumhurbaşkanı bu hususu açıklığa kavuşturmadığı müddetçe söz konusu tez kemikleşecektir…

Sezer’in “dogmalar’la şunları kastetmiştim” diyerek bir açıklama yapacağını ise hiç sanmıyorum…

Papa Ratzi’ye tepki göstermeyip sessiz kaldığı için Cumhurbaşkanı’ndan “Çok üzgünüm, ben sadece alıntı yapmıştım!” gibilerinden bir slalom bekleyenler de boşuna ümitlenmesinler: Böyle bir yola da girmez…

Sezer’in temel sorunu laikliğinin “nevi şahsına münhasır” olmasında yatıyor!

Çankaya’nın laikliğin evrensel ölçüleri ile arası bozuk: O yüzden laikliği ve buna paralel olarak kamusal alanı dogmatik hale getirmiş durumda…

“Laik kutsal alanları” var, Cumhurbaşkanı’nın!

Mevzu İslam’sa şayet, anında laik duyarlılığı öne çıkıyor, Sezer’in!

Önceki dönemlerde Çankaya Köşkü’nde Ramazan ayında Kur’an okunuyorken, iftar verilebiliyorken Sezer’le birlikte bu uygulamalar kaldırılmıştı.

Ramazan başlarken Sezer kutlama mesajı yayınlamaz, mesela. (Önümüz Ramazan, umarım bu defa kural bozulur!)

Türban yasakçılığında “Kırmızı Çizgi Destanı” yazmayı başardığını söylemeye gerek yok: Cumhurbaşkanı veya eşi sadece Çankaya Köşkü’nde değil, nerede bir toplantıda bulunuyorlarsa orası anında kamusal alan oluveriyor!

Bunu daha da genişletecek, Sezer Ailesi’ni çok daha mutlu edecek önerim hâlâ geçerlidir. Örneğin, Sezer’ler markete mi girdiler, tak herkes donacak, içerideki türbanlılar acilen dışarı atılacaklar ki laikliğimize bir zarar gelmesin!

Sezer geçen yıl laiklik ilkesinin Anayasa’ya girişinin yıldönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda “Laik birey, inancının dünya yaşamını etkilemesine izin vermeyen bireydir” demişti…

Sadece bu sözler dahi Sezer’in laikliğinin gerçekte laiklik falan olmadığının ispatıdır: Böyle bir uygulama, inancını başkalarına empoze etmeyen, sadece kendi halinde yaşamaya çalışan vatandaşın dini inancını yaşama özgürlüğünü elinden alır…

Sezer, iki yıl önceki 19 Mayıs mesajında da “Laikliğin anlamı ülkelerin koşullarına göre oluşmaktadır” diyerek laiklik konusunda yapılabilecek en büyük baltayı taşa vurma olayını gerçekleştirmişti: Bu cümle, Sezer’in laikliğin evrensel temelleriyle uzaktan yakından ilgisi olmadığının göstergesidir…

Final: “Dogmalar engellenmeli” diyen Sezer ivedilikle “dogmatik” laiklik anlayışını gözden geçirmelidir!

Bu makale hakkında

Tamer Korkmaz tarafından yazılan bu makale, 20 Eylül 2006 Çarşamba günü yayınlanan Zaman Gazetesindeki köşe yazısıdır.

Diğer köşe yazıları

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz tüm makaleleri
Zaman Gazetesi'ndeki tüm makaleleri