Türkçe ansiklopedi, sözlük, genel başvuru ve bilgi sitesi
 Arama şekli:

Anasayfa > Makaleler >

Makale ve Köşe yazıları

  • 15 Temmuz 2006 Cumartesi - Milliyet
  • Fikret Bila
  • Aynı rüyayı ortak görme aygıtı icat edilse...

    Yazar:

    Etli şaraplı, kadınlı kahkahalı "Burjuva enternasyonalizmi", 21. yüzyılın -başka bir deyimle "Uzay Çağı"nın- dinamikleriyle ters düşmüyor.

    Kadınsız kahkahasız, erkek erkeğe kahvelerinin simgelediği köylü ağırlıklı Ortadoğu ülkelerinin ise hem iç yapısı, hem yönetim biçimleri ters düşüyor 21. yüzyılın dinamikleriyle...

  • O nedenle de Ortadoğu ülkelerinde baş gösteren ve gitgide Suriye ile İran'ı da kapsayacak olan kanlı sarsıntılar; doğa depremlerine rahmet okutacak bir bela kasırgasına dönüşecek...

    Böyle bir kasırgayı geciktirip yavaşlatma olanağı bulunsa da; tümden durdurma olanağı yok...

    2050 yılında Ortadoğu ülkelerinin sınırları, bayrakları, liderleriyle ortak fotoğrafları; bugünküyle kıyaslanamayacak bir görünümde olacak...

  • Kapalı kapılar ardında; "milli çıkarlar" doğrultusunda alındığı söylenen kararlar; köylü ağırlıklı ülkelerde, hiçbir zaman şifalı bir reçeteye dönüşemedi, dönüşemeyecek de...

    Çünkü en çok yalanın dolanın; vurgunun soygunun, kutsallaştırılmış içi boş kavramlarla nutuk çekip kendi avantasına bakmanın; kanserleşmiş olduğu ülkeler, köylü ağırlıklı ülkeler...

  • Şayet istenildiği zaman aynı rüyayı, ortak görebilme olanağı sağlayan bir aygıt icat edilmiş olsaydı...

    Ve ortak görülen rüyalar da ekranlara yansıtılabilseydi...

    Özellikle biz Türkiye'de, kim bilir nasıl eğlenirdik!

  • Gerçi bugün de, böyle bir konuyla ilgili olarak eğlenme olanağı var ama, bir hayli muzipçe...

    Bendeniz biliyorum ki, kimsecikler böyle bir muzipliği göze alamaz...

  • Örneğin siyasal parti liderleriyle, sivil-asker bürokratların kocaman koltuklu ve ciddi bakışlı olanlarına şöyle bir soru sorulsa:

    - Affedersiniz efendim; şayet aynı rüyayı ortak görme olanağı sağlayan antenli bir aletiniz olsaydı; kiminle, yahut kimlerle, hangi tür bir rüyayı ortak görmek isterdiniz?

    Yanıtlar içten bir kahkahayla mı olurdu; yoksa politik bir riyakârlıkla mı?

  • Ortadoğu ülkelerinin vitrin kadrolarından kim kalakalacak da:

    - Dış gezilerde bana mihmandarlık eden hoş bir matmazel vardı; onunla ortak bir rüyayı görmeyi çok isterdim, diyecek...

  • Bir soru daha gelse:

    - Ortak görmeyi arzuladığınız rüyanızın, nasıl bir rüya olmasını isterdiniz, diye...

    Herhalde yine kimse:

    - Siz de biliyorsunuz, nasıl bir rüya isteyeceğimi, demez.

  • Kozmos'un diyalektiği, ortak görülmek istenen rüya türünü yadırgamasa bile; politik bir sanallığın kurguladığı, birbirinden değişik koşullanmaları algılayamaz.

    Ve insancıklar ölüp ölüp giderler; kendilerini patlata matlata, kurşunlana murşunlana, füzelene müzelene...

  • Dünkü Milliyet'te, Cenk Başlamış'ın şöyle bir haberi vardı:

    "Rus İzvestiya gazetesine göre, Çeçen militan Şamil Basayev Rusya, ABD, Türkiye ve Gürcistan'ın ortak operasyonuyla öldürüldü. Gazete, Irak'tan yola çıkan patlayıcıların Türk yetkililerin bilgisi dahilinde Gürcistan'a geçirildiğini belirtti. Gazeteye göre, İnguş Cumhuriyeti'nde bulunan Basayev'e ulaştırılan patlayıcılar uydudan gönderilen sinyalle patlatıldı."

    Tam 35 yıl önce çevrilmiş olan "Görevimiz Tehlike" dizisinin bir serüveni gibi...

  • Greenpeace dergisi de, Türk bayrağını kapak yapıp 100 sayfa ayırmış Türkiye'ye.

    Türkiye'nin hem doğal güzellikleriyle hem de bu güzellikleri yok etmede eşsiz bir ülke olduğu borazanlaştırılmış.

  • Hazine'den geçinmeli kadrolar; şayet olanak bulunsa, nasıl bir rüyayı ortak görmeyi isteyeceklerini, rahatça açıklayabilecek bir yapıda olsalar...

    Gerek gizli kapaklı işlerle, gerek kendi kendimizi yok etmedeki umursamazlığımızla, evrensel medyada dillere mi düşerdik?

  • İstenince aynı rüyayı ortak görebilme olanağı sağlayan bir makine bulunsaydı...

    Ve görülen rüyalar ekrana yansıtılabilseydi...

    Sonra da siyasetçi demeçleriyle, gördükleri rüyalar karşılaştırılsaydı; kahkahadan geberirdik vallahi...

  • Kadınsız kahkahasız, erkek erkeğe kahvelerinin simgelediği, köylü ağırlıklı Ortadoğu ülkelerinin; 21. yüzyılın dinamikleriyle ters düşmesinin nedeni; Kosmos'a aykırı bir riyakârlıkla, içi boş kavramların maskesine yapışmış bir koşullanma sıtmasına tutulmuş olmaları...

  • İsteyen istediği demeci verip istediği nutku atsın...

    2050 yılında Ortadoğu ülkelerinin sınırları, bayrakları, liderleriyle ortak fotoğrafları; bugünküyle kıyaslanamayacak bir görünümde olacak...

    Ve o zamana dek neler neler çekilecek...

    Bakalım bendeniz yanılmış mı olacağım; yaşayanlar görecek...



    Bu makale hakkında

    Fikret Bila tarafından yazılan bu makale, 15 Temmuz 2006 Cumartesi günü yayınlanan Milliyet Gazetesindeki köşe yazısıdır.
  • DİĞER MAKALELER