Hayko Cepkin değişik bir adam. Onu gördüğüm ilk gün anlamıştım. Hayır sandığınız gibi saçından, giyiminden falan söz etmiyorum.
Kafası değişik çalışıyor. Dışa dönük ve enerjik görünümünün yanı sıra son derece çekingen ve tedirgin bir tarafı da var. Hayatta baş etmekte zorlandığı o kaygıları, kırgınlıkları, kızgınlıkları, korkuları bertaraf etmenin yolunuysa daha küçük yaşlarda fark etmiş. O gün bugündür de kendi inandığı, onu ifade eden müziği yapabilmek için çabalıyor. Kaygılarından, kırgınlıklarından, kızgınlıklarından, korkularından şarkılar yaratıyor evindeki stüdyosunda.
Hiç unutmuyorum, ilk albüm çıktıktan hemen sonraydı, hararetli bir müzik sohbetine girmiştik Hayko’yla. Çok güzel bir albüm yapmıştı ancak ev stüdyosunda yaptığı kayıtlar yeterince iyi değildi. O dönemde plak şirketinin Hayko’nun demo olarak getirdiği kayıtları aynen basmasına üzülmüştüm. Bu işlerde aslolan sound’du ve albümdeki onca iyi şarkıya yazık olacağına, Hayko’nun kendi kitlesine ulaşamayacağına inanıyordum. Hayko kayıt konusuna üzülse de iyimserdi. Bu albümün onun konserler yapmasını sağlayacağına, konserlerde kitlesiyle kuracağı birebir ilişkinin onu istediği noktaya getireceğine inanıyordu. İlk albümün onun için bir tanışma, onu asıl hedefine götürecek bir vesile olacağını söylüyordu.
O gün itibarıyla Hayko’yu hiç canlı seyretmemiş biri olarak onun bu iyimserliğini çok da inandırıcı bulmadığımı itiraf edeyim. Ne zaman ki Hayko’yu sahnede izledim, o zaman bu adamın sihirli değneğinin ne olduğunu anladım. Sahnedeki adam çok güçlü ve etkileyici bir karakterdi. Bazı insanların böyle bir yeteneği oluyor işte, sahnedeyken gözünüzü alamıyorsunuz. Bakışları, dansları, korku salan teatral ifadeleriyle Hayko’nun sahnede devleştiğini gördüm. Parçaları da cayır cayır çalıyorlardı. Albüm satışları yerinde sayarken Hayko’nun konser üzerine konser yaptığına, o konserleri nasıl hınca hınç doldurduğuna tanık oldum. Kitlesi günden güne büyüyordu.
Bu arada Hayko yeni şarkılar yazdı stüdyosunda, ikinci albümü çok önemsiyordu. İnce eledi sık dokudu; uğraştı didindi ve "Tanışma Bitti" adlı yeni albümünü piyasaya çıkarttı. Albümü uzun süredir dinliyorum ve sevinerek gördüm ki, Hayko ilk albümdeki sıkıntıları çok büyük ölçüde gidermiş. Vokal ve davullar profesyonel stüdyoda kaydedilirken, gitar kayıtlarını yine evde yapmayı tercih etmiş. Ama bu sefer ilk albümden çok daha olgun, şarkılarını çok daha iyi taşıyan bir sound çıkarmış ortaya. Belirgin bir şekilde korku temasının etrafında gelişen sound’a son derece sert, yer yer brutal vokallerle katkıda bulunmuş. Bu arada yaptığı onca konserin getirdiği avantajı iyi değerlendirerek vokalist olarak da kendini epeyce geliştirmiş.
Dedim ya, tamamıyla hissettiklerini yapan, o tutar mı bu satar mı kaygısı olmadan içine sinenin, gönlünden geçenin peşinde koşan değişik bir adam Hayko. Samimiyeti ve cesareti ile Türkçe rock kategorisinde yaptığı işi farklılaştıran, sivrilten en önemli unsur da bu olsa gerek. Sahne şovunu izlemek ise apayrı bir deneyim. Eğer ilk albüm sırasında Hayko ile tanışamadıysanız, her ne kadar Hayko "Tanışma Bitti" diyor olsa da vesile edip tanışın derim.
Kız babalarının ideal damat adayı gibi görünmüyor evet. Sizi korkutuyor, uykunuzu bölüyor, kışkırtıyor. Saçı, makyajı, giyimi, kuşamı bir başka. Ama "Tanışma Bitti" ile kendine has bir kulvar yaratıyor ve yaptığı işler itibarıyla gelecekte daha da büyüyeceğine dair sağlam tüyolar veriyor Hayko Cepkin.